Saç ekiminin konusu olan bireyler toplumda yaygın olarak bilindiği gibi sadece keller değildir. Fue tekniğiyle beraber sıklaştırma dediğimiz ekimlerde mümkün olmuş, seyrek saçlı olan bireylerde de saç ektirme uygun bir çözüm haline gelmiştir.  Maalesef erkeklerin en büyük problemi olan erken yaştaki saç dökülmeleri artmış mucize vadeden ürünler, binlerce bitkisel tarifler insanların umutlarını ve paralarını tüketmekten öteye gidememiştir.  Tek ve bilimsel çözüm olan saç ekimi ise, kellik derecesinde olanların yanı sıra seyrek saçlı olanlarada  etkili ve kesin olarak çözüm sunmaktadır. Saç ekiminde ki bu başarıda insanları kellik derecesine gelmeden dökülmenin erken dönemlerinde saç ekimine yöneltmektedir. Saçlarının görünümünden yada yoğunluğundan memnun olmayan insanlar çözümü saç ekim merkezlerine gitmekte buluyorlar. Günümüzde saç sıklaştırma ekimlerinin genel saç ekimindeki payı her geçen gün yükselmektedir.

 

Sıklaştırma Ekiminin Normal Saç Ekiminden Farkı;

Sıklaştırma operasyonları şüphesiz normal saç ekiminden hekim açısından farklı olmalıdır. Öncelikle dökülme ve zayıflama nedenleri bulunarak saçlı derideki problemler giderilmelidir. Hastanın kan değerleri ve diğer testler yapılarak saç ekiminden önce yapılabilecek tedaviler denenmelidir. Mezoterapi, Prp, ya da ilaçlı tedaviler için bireyin uygunluğu araştırılmalıdır. Çünkü yakın zamanda kaybedilmiş saçlar bu tedavilerle yerine getirilebilir. Ancak  her zaman bu mümkün olmamaktadır. Bu durumda saç ekilecek kişinin yaşına anatomik yapısına uygun olarak bireyin istek ve şikayetleri de dinlenerek ince uçlu fue iğneleriyle doğal bir ekim yapılmalıdır. Sıkalaştırma ekiminde aralara ekimi yapıldığından normal ekimlere göre daha az grefte ihtiyaç duyulur.  Bu da donör bölgenin daha az yorulması ve azalan tedavi süresi anlamına gelmektedir.

 

Önemli Noktalar;

Sıklaştırma tedavisinde olabildiğince ince uçlu fue iğneleriyle çalışmak yerinde olacaktır. Bu  sayede daha sık ekimler yapılabilir. Bir diğer önemli nokta ise var olan saçlara hassasiyet göstermek olacaktır.  Çünkü ekim alanına açılan yuvalar var olan saçlara zarar vermeyecek şekilde ayarlanmalıdır. Bu kritik nokta da hekim veya hemşirenin tecrübesi önemlidir. Eğer var olan saç kökleri zarar görürse hedeflenen sayı tutmayacak saçta hoş görünmeyen boşluklar oluşacaktır.