Gelişen teknolojiyle beraber yaygın olarak uygulanan Fue yöntemi sayesinde saç ekiminde başarı oranı oldukça artmıştır. “Fue” nin kelime anlamına baktığımızda kıl köklerinin alım şeklini ifade ettiğini görmekteyiz. Bu yöntemdeki temel amaç en fazla greftini (saç köklerini) en az zamanda doğal ve sağlıklı şekilde saçsız bölgeye transfer edebilmektir. Bu yöntem ilk olarak 2003 yılında uygulanmış ve yaygınlaşarak günümüze kadar gelmiştir. Fue saç ekiminin günümüzde de bu kadar popüler olmasındaki en büyük etken düşük seviyede hasar bırakarak eski yöntemler gibi  iş gücü kaybı ve estetik kaygılar yaratmamasıdır.

Fue yöntemi eski saç ekim yöntemlerinden farklı olarak bir ameliyat değildir. Daha önce kullanılan Fut yönteminde olduğu gibi ameliyata bağlı ağrı, enfeksiyon, kanama ve yara izi benzeri riskleri bulunmamaktadır. Fue yöntemiyle saç ekimi, ameliyathane ortamında steril şartlarda lokal anestezi uygulanarak yapılır.

 

İlk aşama; İlk aşamada saçlarınız 3 numara olarak kesildikten sonra saç ekilecek bölge için ne kadar grefte ihtiyaç olduğu belirlenir. Bu ön hazırlıklar yapıldıktan sonra donör bölge lokal anasteziyle uyuşturulur ve alım işlemine geçilir. Saç kökleri alım işlemi 0,6 – 0,8 mm arasında değişen çaplardaki elle kullanılan punch veya mikro motor cihazıyla yapılmaktadır. Özel fue iğneleriyle çıkarılan bu saç ünitlerine de greft adı verilmektedir. Bir greftde 1-4 arasında saç teli bulunur. İki kulak arasından alınan bu greftler ömür boyu dökülmeme özelliğine sahiptir. Bu işlem molalarla birlikte 2-3 saat sürebilir.

Uzmanlık isteyen greft çıkarma işlemi mutlaka doktor tarafından yapılmalıdır. Uzman olmayan kişiler tarafından yapılan greft alımları ve yanlış mikro motor kullanımları gibi sebeplerle donör bölgede travma sebebiyle geçmeyen izler kalabilir.

 

İkinci aşama; Punch yardımıyla çıkarılıp yerlerinde bırakılmış greftler bu aşamada toplanarak steril bir şekilde pedri denilen özel kaplara sıralanır. Toplama ve sıralama işlemi birlikte yapılarak zaman kazanılır. Bu sayede dokularda oluşacak travma en aza indirgenmektedir. 1’li, 2’li, 3’lü olabilen greftler gruplandırılarak hangi bölgelere ekilecekleri planlanır.

 

Üçüncü aşama; Bu aşamada ilk olarak saç çizgisi belirlenir. Belki de saç ekiminde en kritik nokta olan saç çizgisi dışardan bakan insanlarında en çok dikkat ettikleri noktadır. Saç ekiminin başarasını ve doğallığını belirleyecek bu aşama da doktorunuzun bilgi ve tecrübesi size yol gösterecektir. Bazen istediğimiz saç çizgisi yaşımıza ve anatomimize uygun olmayabilir. Bu durumda bizi dışarıdan daha iyi gören saç ve alın yapınıza göre karar veren saç ekim doktorunuzu dinlemeniz gerekmektedir. Saç çizginizle birlikte saç ekilecek alanda işaretlenmektedir.

Bu işlemden sonra sıra saç ekilecek alandaki yuvaların açılmasına gelir. İlk önce ekim bölgesine lokal anestezi uygulanarak uyuşturulur. Daha sonra ekim bölgesi serum ile şişirilerek daha çok kanal açma imkanı elde edilir. Artık hazır olan ekim bölgesine toplanan ve gruplanan greftlerin transfer edilebilmesi için küçük yuvalar hazırlanır. Bu işlemde önemli nokta doğru açıları verebilmektir. Saç ekiminin doğallığını belirleyecek bu aşamada dökülmeyen saçların açılarına paralellik sağlamaya özen gösterilmelidir. Son olarak çıkış yönü ayarlanan yuvalara greftler transfer edilir. Bu işlem doktor tarafından yapılabileceği gibi pratik kazanmış deneyimli hemşireler tarafından da yapılabilir.

Saç ekimi operasyonu bittiğinde ekim bölgesi antibiyotik içeren serum uygulanır ve açık bırakılır. Saç alınan bölge ise antimikrobiyal krem sürülerek bandajlanır. Bandaj alın bölgesine uzanacak şekilde yapılarak bu bölgede oluşacak şişlik azaltılır. Doktorunuzu önerdiği ağrı kesici ve antibiyotik koruyucu olarak kullanılır. İlk günlerde ekim bölgesindeki kanlanmaya yardım etmek için doktorunuzun onayıyla kan sulandırıcı kullanılabilir.